8 Mayıs 2009 Cuma

Düzensiz Kanamalar

Kadınlar, her ay normal adet görerek veya hamilelikle ve emzirme ile vücutlarında biriken zararlı maddelerden sürekli olarak temizlenirler, bu şe­kilde ağır hastalıklardan ve ayrıca kanserden korunurlar.
Düzensiz kanama hasta kadın için aslında kurtarıcı bir faktördür. Düzensiz kanama, vücutta sağlığa zararlı fazlalıkların toplandığını ve has­talık derecesinde çoğaldığını gösterir. Kadın, rahim kanaması ile vücudun­daki bu zararlı maddelerden ve toksinlerden kurtulur. Fakat ne yazık ki ka-dınlar bu kanayan rahmin kıymetini ancak onu ameliyatla aldırdıktan son­ra anlayabilirler.
Resulullah (s.a.v.) bir Hadis-i Kudsi'de şöyle buyuruyor: "Allahü Teala bütün mahlukatı yaratıp tamamladıktan sonra rahim kalkıp Rahman'ın eteğinden tuttu. Allahü Teala ona "vazgeç" buyurdu. Rahim "Bu kalkışım koparılmaktan sana sığınanın kalkışıdır. Allahü Teala ona "Seni gözeteni gözetmem, seninle bağını koparandan bağımı koparmam seni hoşnud etmez mi?" buyurdu. Rahim "Evet ey Rabbim, razı eder" dedi. Allahü Teala "Bu hak sana verilmiştir." buyurdu." Buhari, c. 6, s. 134 Rahim neden kalkıp Allah'a sığınmış olabilir?
v Daha önce kadınlar bebek düşürmek için rahimlerine şiş batırırlardı. Bebeği korumakla görevli, bir anne kadar şefkatli rahim, gözbebeği gibi koruduğu bebeğin sökülüp atılmasını, bu işlem sırasında bazen kendisinin de delinmesini görmüş olabilir.
v Kürtajda rahim içi kazınır bebek parça parça alınır, kazıma işlemi "rahim ağlaması"na kadar (uterin cry) devam eder. Bebeğine ve kendi­sine kürtajla yapılan zulmü görmüş olabilir.
v Sezaryen, genellikle normal doğum zamanı beklenmeden yapılır. Rahim, ne bebek ne de kendisi daha doğuma hazırlanmadan kesildiğini, bebeğin yerinden sökülüp alındığını görmüş olabilir.
v Rahmindeki en ufak bir rahatsızlıkta, kadınların rahmi ameliyatla alınmaktadır. Rahim vücuttaki vazifesi zorla sona erdirilerek kesilip atıldığını, çöplükte çürüdüğünü görmüş olabilir.

Peygamber Efendimiz bir diğer Hadis-i Kudsi'de şöyle buyuruyor: "Allahü Teala "Allah benim, Rahman benim, Rahmi ben yarattım ve onu Rahman ismimin bir parçası kıldım. Kim onu gözetirse ben de onu gözetirim, kim onunla bağını keserse ben de onunla bağımı keserim buyurdu." Tirmizi, c. 6, s. 164

Kanamalı hastaların tedavisi:
v 3 günlük açlıklara başlaması ve hacamatları yaptırması gerekir. Açlığın ilk gününde bel ve kuyruk sokumundan hacamat yaptırıldığında kana­ma hemen durur.
v Oruçtan sonra her sabah suyla karıştırılmış 30 gr. tarçınlı elma sirkesi içilir.
v Sonra öğleye kadar mevsimine göre kırmızı pancar suyu karışımı ("Prostat" bölümüne bakınız.), nar suyu, elma suyu, greyfurt suyu veya limon suyundan herhangi biri suyla karıştırılarak her seferinde 1 bar­dak olmak üzere 3-4 defa içilir. Daha sonra taze incir, hurma, elma ve­ya başka bir meyve yenir. Akşama yakın yemek yenebilir. Çay olarak ise ısırganotu, anason, keten tohumu çayı içilir ve 7 gün bu şekilde de­vam edilir.
v Sonra bir defa daha 3 günlük açlık yapılır. Açlığın ilk gününde kürek kemikleri arası ve kürek kemikleri altından hacamat yaptırılır. Bu ikin­ci 3 günlük açlıktan sonra da 3 gün elma suyu içilir ve üçüncü gün sa­at 19:00'dan itibaren karaciğer temizlemesi yapılır. ("Karaciğer Temiz­lemesi" 3. gün bölümüne bakınız.)
v Gücü yeten genç kadınlar bir hafta sonra, hemen 7 günlük veya 10 günlük oruç tutmalıdır ("Oruç" bölümüne bakınız.) ya da 3 günlük oruçları 7 defa yapmalıdır.



Kanamayı durduran ilaçlar:
v 5 tane limon dilimlenir, bir litre su ile kısık ateşte suyun yansı buharlaşıncaya kadar kaynatılır ve süzülerek yudum yudum içilir.
v Kökü, tohumu, yaprakları ve çiçekleriyle beraber nane nar kabuğuyla birlikte kaynatılır ve ılık banyo suyuna karıştırılır. Bu suyun içinde 30-50 dakika oturulur. Bu banyo kanamayı durdurur.
Veya
v Sinirliotun suyunu sıkarak sirke ile veya sade içmek ve ezilmiş sinirlio-tu vajinaya koymak, kanamayı durdurur. Sıcak suyla içilen taze öğütül­müş keten tohumu da aynı etkiyi gösterir.
v Yarım litre elma sirkesi 1 çorba kaşığı öğütülmüş tarçınla karıştırılarak 10 dakika kısık ateşte kaynatılıp süzülür. 2 hafta boyunca, açlık günle­ri hariç, her sabah aç karnına 30 gr. alınır.
Veya
v 2 çorba kaşığı biberiye, yarım litre elma sirkesi ile karıştırılır, 8 -10 sa­at bekletilir. Sonra 10 dakika kısık ateşte kaynatılır, soğuduktan sonra süzülür ve 2-3 hafta süresince açlık günleri hariç her sabah 30 gr. aç karnına suyla alınır.
Veya
v Kurutulmuş arslanpençesi veya sarı kantaron yaprakları incecik ezilir ve elekten geçirilir. Sabah-akşam günde 1 çay kaşığı, papatya çayı ve­ya suyla yutulur.
Veya
v Günde bir tatlı kaşığı ezilmiş gilaburu ağacı kabuğu kaynar suyla dem­lenir. Gün içinde iki defada içilir. Veya hergün 200 gr. gilaburu mey­vesinin suyu içilir. Adet kanamaları öncesi görülen ağrıları giderir, aşı­rı adet kanamalarını durdurur.
Bu ilaçlarla kanama çok kısa sürede kesilir, adet düzene girer. Doğum yapmak, sağlığa kavuşmanın en kısa yolu olduğu için, kanamalar durduktan sonra hastaya hamile kalması tavsiye edilir.
Hamile kadınların doğumdan önce tüm temizlemeleri yapması çok iyi olur. Bebeğin de sağlıklı olması için ilk 3-5 ay boyunca 3 günlük açlıklar yapılmalı veya hiç olmazsa, haftada 1 gün oruç tutmaya ve düzgün beslen­meye devam edilmelidir.
Ancak kanamaların sebebini teşhis etmek önemlidir. Ameliyatla müda-hele ancak çok büyük iyi huylu tümörler ve kistler için onaylanabilir. Eğer ameliyat kaçınılmaz ise, bu durumda, bağırsak tedavisinden ve karaciğer temizlemesinden sonra, 7 defa 3 günlük açlık, bir ay sonra da 10 günlük aç­lık yapılır. Bu tedavi süresince tümör keskin bir sınır oluşturur, kolayca alı­nabilir hale gelir ve böylece rahmin tümör ve kistlerle birlikte alınmasına gerek kalmaz. ("Ameliyatlar" bölümüne bakınız.)
Not: 7 günlük orucun 7'nci gününün sonunda, 10 günlük orucun 10'un-cu gününün sonunda karaciğer temizlemesi tekrarlanır. ("Karaciğer temiz­lemesi" 3. gün bölümüne bakınız.) Yalnız, burada kullanılacak olan zeytin­yağı miktarı 250 gr. değil, 100-150 gr. olacaktır.
Gülümser G., 50 yaş. İstanbul, ev hanımı.
38 yaşındaydım. Rahmimde portakal büyüklüğünde miyom ve şiddetli kanamam vardı. Beş sene boyunca gittiğim doktorlar rah­mimin alınması gerektiğini söylüyordu. Üzerimde bir çok ilaç de­nenmiş, hiçbir fayda görmemiştim. Durum daha da kötüye gidi­yordu, yani kansere çok yaklaşmıştım. Çok çaresizdim. Son yapı­lan tahlilde kanser olduğumu biliyordum, durum çok ciddi idi. Bu­nun yanında şiddetli baş ağrılarım, romatizmam ve varislerim var­dı.
Ameliyattan bir gün önce bu kitabın yazarı olan doktorla tanış­tım, Bana: "Sen bu hastalıkların yükünü 5 yıldan daha fazla bir sü­redir taşıyorsun, üç ay daha sabret, benim tavsiye edeceğim teda­viyi uygula, inşallah ameliyata hiç ihtiyacın kalmayacak ve do­ğum yapacaksın" dedi. Doktorun tedavisini titizlikle uyguladım, kansere dönüşen rahim hastalığım ve diğer anlattığım hastalıkla­rım iyileşti. Sıhhatli ve dinamik oldum, devamlı ağrıyan başımın ağrısı da kesildi. Hamile kaldım ve hamile kadınlar için verdiği tavsiyeleri uyguladım. Hamileliğim çok rahat ve kilo almadan, tam tersine kilo vererek geçti. 40 yaşında normal ve genç kadın­lardan daha rahat bir doğum yaptım. Oğlum şimdi 10 yaşında. Bu­güne kadar hiç hasta olmadı diyebilirim ve hiçbir ilaç kullanmadı. Hastalıklarımdan da eser kalmadı.

Adeti ertelemek için:
v Ceviz kabuğu kaynatılır ve yudum yudum içilir.
Veya
v Ceviz kabuğunun yakılmasıyla elde edilen kül, biraz zeytinyağı ile ka­rıştırılıp, küçük bir bez parçası içine alınarak, vajinaya, rahim ağzına en yakın yere konur.

1 yorum:

  1. bu saçma seyleri nerden buluyorsunuz

    cahil insanlar okuyup kendileri üstünde denemeye

    kalkıcak, o zaman ortaya çıkacak felaketlerin

    vebalini kim üstüne alacak......?

    YanıtlaSil