8 Mayıs 2009 Cuma

En Yaygın Ruh Hastalıkları:

Endişe: Yerinde duramama, uyumakta güçlük, kalp atışlarının hızlanma­sı, mide rahatsızlıkları, çarpıntılar ve kasların gerilmesidir.
Panik Atak: Nefes tıkanması, kalp çarpıntısı, göğüs ağrıları, boğulma hissi, titreme, baygınlık ve krizlerin aniden gelmesidir.
Fobiler: Belli bir duruma ya da nesneye karşı duyulan, mantıklı bir açıklaması olmayan korkudur: Hayvanlardan, yüksekten, uçağa binmekten, kapalı alanda kalmaktan vs.
Depresyon: Üzüntü ve ızdırap duygusu, umutsuzluğa kapılmak, uyku­suzluk, kişinin kendi gözündeki değerinin azalması ve bu nedenlerle fizik­sel sağlığın da bozulmasıdır.
Mani: Depresyonun tam tersi bir durumdur. Sürekli uyanıklık ve yorul­mak bilmez bir hareketlilik,- birdenbire kızgınlığa dönüşebilen aşırı iyilik hali,- uyku ihtiyacının azalması veya günlerce uykusuz kalma, kendini aşırı beğenme ve kendine aşırı güvenme genelde bu hastalık için tipikdir.
Şizofreni: Düşünme ve algılama bozukluklarına yol açan bir grup hasta­lığa verilen genel isimdir.
Belirtileri: Hayal görme, bazı sesler duymak, bazen de birçok sesin ken­disi hakkında tartıştığını duymak, düşünce ve hareketlerinin dışarıdan kon­trol edildiğine inanmaktır. Bilim adamları bu hastalığın genetik olduğuna karar vermişlerdir. Ancak hastalarda herhangi bir yapısal veya biyokimya­sal beyin bozuklukluğuna rastlanmamıştır.
Ruhî hastalıkların sebebi modern dünyada çok az anlaşılmaktadır. An­cak Kur'an-ı-Kerim'de gayet açık bir şekilde anlatılır: "Kim Rahman'ı an­maktan yüz çevirirse, biz ona şeytanı musallat ederiz. Artık o ona arkadaş­tır" (Zuhruf suresi, 36).
Bu "arkadaşlıktan" kurtulmak için, doğal tıbbi tedaviye ve manevi teda­viye sıkı sarılmaktan başka yol yoktur. Devamlı abdestli olmak, ibadetleri düzeltmek, bol Kur'an-ı-Kerim okumak ve Allah'ı devamlı tesbih etmek ge­rekir.
• Her gün, yarısı sabah namazından önce, yarısı da ikindiden sonra ol­mak üzere sırayı bozmadan: Fatiha-i Şerif, Bakara Suresi'nin ilk 5 aye­ti ve 163-164. Ayetleri, Ayet-el-kürsü ve Amenerrasulü, Yasin-i Şerif, Saffat, Rahman, Vakıa, Mülk, Kafirun, İhlas, Felak ve Nas Surelerini okumak gerekir. Tedavinin başlangıcında Kur anı bir hoca veya yakın­ lardan birisi okuyabilir, fakat birinci açlıktan başlayarak hasta muhak­kak kendisi okumalıdır. İnsan yemek yiyenlere bakarak karnını doyuramadığı gibi Kuranı kendisi okumayan da korunamaz.
• Sad Suresi'nin 41'inci Ayet'inin yarısı (Rabbi inni'den başlayarak), Mü'minun Suresi'nin 97- 98'inci Ayetleri, Saffat Suresi'nin 7'nci Ayeti devamlı tesbih edilmelidir. Bu üç ayet de dua ayetidir.
• Hz. Enes (r.a.)'dan rivayet edilen bir Hadis-i Şerifte "Cinnilerin azılı­larına Bakara süresindeki şu ayetlerden daha güçlü tesir eden bir şey yoktur: Ve ilahüküm ilahün vahidün'den itibaren iki ayet (163-164)" buyuruluyor. Bu ayetleri ezberlemek ve yukarıdaki dua ayetlerini gün­de en az 300 defa tesbih etmek çok etkilidir. Yatarken, gezerken, iş ya­parken de tesbih edilebilir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.): "Vesvese şeytanın tohumudur. Tarlası tok­ların karnıdır. Toklukta vaki olan vesveseler kuvvetli ve artıcı olur. Vesvese ateşi açlıkla söner. Mecnun aç kalınca, deliliği kalmayıp, akıl­lı olur", buyurmuşlardır.
• Bir ay boyunca her Pazartesi ve Perşembe 1 günlük açlık yapılmalıdır. Bu hastalar için, açlıkta devamlılık fevkalade önemlidir. Bir ay bittik­ten sonra hasta 3 gün açlıktan sonra 4. gün akşamı karaciğer temizle­mesi yapmalıdır. ("Karaciğer temizlemesi 1. gün" bölümüne bakınız.)
•Karaciğer temizlendikten sonra ilk günlerde ılıktan başlanarak, alışınca buz gibi soğuk suyla hergün gusül abdesti alınmalıdır. Duş yerine ko­vadan su dökülerek gusül alınması çok daha etkilidir. Hadis-i Şerifte, "Cin ateşten yaratılmıştır, su onu söndürür", buyurulmuştur.
Ayrıca
• 3 günlük açlıklar 7 gün arayla 14 defa yapılır. 3. açlıktan sonra karaci­ğer temizlemesi tekrarlanır. ("Karaciğer temizlemesi 3. gün" bölümüne bakınız.)
• 3 günlük açlıklar bittikten sonra her Pazartesi 1 günlük ve her hicrî ayın 13,14,15. günleri 3 günlük açlık yapmaya devam edilir.
•Açlıkların arasındaki günlerde meyve, bilhassa üzüm ve incir, çiğ seb­ze bilhassa yeşil yapraklı sebzeler, zencefil çayı, doğal bal ve doğal zeytinyağına ağırlık verilir. Bunlar, Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen ve büyük manevi etkisi olan yiyeceklerdir.
• Mümkün olduğu kadar az yemek yenir.
Ruh hastaları açlıkla birlikte muhakkak hacamat yaptırmaya başlamalı­dır. Çünkü onlar "arkadaşlarını" sadece hacamatla ve Kur'an-ı Kerim okurnakla kontrol edebilirler.

1 yorum: